Turhan Çömez: Ey Türk gençliği; Türk Ordusu'na SAHİP ÇIK:

Turhan Çömez: Ey Türk gençliği; Türk Ordusu'na SAHİP ÇIK: Ordusu milleti için savaşmayan ülkelerin sonu Irak gibi olmaktır

Turhan Çömez: Ey Türk gençliği; Türk Ordusu'na SAHİP ÇIK: Ordusu milleti için savaşmayan ülkelerin sonu Irak gibi olmaktır AKP MİLLETVEKİLİ Ã‡Ã–MEZ, GENÇLERİN TÜRK ORDUSUNA SAHİP ÇIKMASINI İSTEDİ: Ordusu olmayan, ordusuyla devleti beraber yaşamayan, milleti için savaşmayan bir ordu, işte Irak felaketi neyse bir ülkenin başına o felaketi getirir. - AK PARTİ BALIKESİR MİLLETVEKİLİ TURHAN ÇÖMEZ: - "BUGÜNLERDE TÜRK ORDUSUNU HIRPALAMAYA, ÖRSELEMEYE ÇALIŞAN DIŞ VE İÇ MİHRAKLAR VAR, BUNLARA ASLA ÖDÜN VERMEYELİM" - "TÜRKİYE'NİN EN GÜÇLÜ VE EN STRATEJİK KURUMU İÇİN AVRUPA BİRLİĞİ CEPHESİNDEN SALDIRILAR, AŞAĞILAMALAR, TAHKİRLER VAR, TÜRKİYE'DEKİ BAZI UZANTILAR BUNLARA ALET OLUYOR" - "GENÇLER OLARAK BU OYUNLARA GELMEYİN, TÜRK ORDUSUNUN ÖNEMİNİ, KIYMETİNİ BİLİN" - DÜNYA SAVAŞLARININ YENİ KODU, "SU" AK Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, dış güçlerin Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) bilinçli olarak yıpratmaya çalıştığını, ülke içinde bazı grupların da buna çanak tutuğunu belirterek, bu çevreleri uyardı, gençlerin de bu oyunlara karşı dikkatli olmalarını istedi. Turhan Çömez, Balıkesir Üniversitesi'nin (BAÜ) düzenlediği konferansta gençlere seslendi. Necatibey Eğitim Fakültesi Salonu'ndaki, "Kuzey Irak'taki Son Gelişmeler ve Türkiye'nin Yol Haritası" konulu konferansta ilginç konulara temas eden Turhan Çömez'i, salonu dolduran üniversite öğrencileri ilgiyle dinledi. BAÜ Rektörü Prof. Dr. Şerif Saylan ve yardımcıları ile bazı öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrencinin katıldığı konferansta öğrencilerle inter aktif bir konuşma yapan milletvekili Turhan Çömez, özellikle son günlerde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) yönelik bazı dış ve iç mihrakların yıpratma girişiminde olduğuna ve bunlara Türkiye'deki bazı uzantıların bu oyunlara alet olduğuna işaret ederek gençlerin böyle oyunlara gelmeyip Türk ordusuna sahip çıkmalarını istedi. Amerika'nın Irak'ı işgalinin gerçek yüzünü tüm açıklığıyla anlatan Turhan Çömez, Kuzey Irak ya da sözde Kürdistan'ın temelde İsrail için büyük bir stratejik önem taşıdığını, uzun vadeli hedefte İsrail'in Kuzey Irak'ı İran'a karşı kendisine bir ileri karakol yapmayı planladığını söyledi. Savaş sırasında Bağdat'ta bulunduğu sırada gördüklerini ve yaşadıklarını paylaşırken savaşın 700 bin insanı öldürdüğünü, 2 milyon insanı evsiz, yüz binlerce kişiyi de sakat bıraktığını anlatan milletvekili Çömez, 1 Mart teskeresinin meclisten geçmemesinin çok yerinde bir karar olduğunu, en başından beri buna karşı durduğunu söyledi. Güneydoğu bölgesinde konuşlanan Çekiç Güç'e verdiği destek ile Türkiye'nin belki de farkında olmadan bugünkü Kuzey Irak'ta sözde Kürdistan'ın kurulmasına katkıda bulunduğunu kaydeden Turhan Çömez, sözlerini şöyle sürdürdü; "1960'lı yıllara kadar yoğun şekilde İsrail-Kuzey Irak veya Kürt bölgesi ilişkisine tanık oluyoruz. Bu ilişkiler sonra silah, siyasal ve parasal yardım şekline dönüştü. O yıllarda Çekiç Güç oluşturuldu ve biz parlamentoda her 6 ayda bir o Çekiç Güç'e onay verdik. İncirlik'ten kalkan uçaklar Kuzey Irak'ın emniyetini ve istikrarını sağladı. 15 yıl boyunca bu topraklarda siyasal, sosyal, ekonomik bütün alt yapı hazırlandı. 1991 yılından sonra Kürdistan kurulması için çok ciddi çalışmalar başlatıldı. Ne yazık ki, biz o zaman bunu fark edemedik. Veya, ettik önlem alamadık ya da sözde Kürdistan'ın 1991'den itibaren temellerinin atılmasına destek olduk. Türkiye her açıdan bu coğrafyanın istikrarına katkı sağladı. Amerika, 'Barış' dedi, 'İstikrar, Büyük Ortadoğu Projesi, demokratikleşme, zulümden kurtarma' dedi ve dünyanın gözünü bu yalanlarla, bu savsatalarla boyayıp bu topraklara geldi. Bu kadar rahat ve açık konuşuyorum, zannetmeyin ki bunları sadece Balıkesir'de söylüyorum. Amerika'da konferans verdiğim üniversite ve sivil toplum kuruluşlarında en az bu kadar sert ve eleştirel tavrımla da düşüncelerimi orada ifade ettim. Benim bu düşüncelerimi yalanlayabilecek hiç bir Amerikalı yetkili de çıkmadı. '1 Mart teskeresi büyük bir oyunun, senaryonun parçasıdır. Türkiye bu oyuna alet olmamalıdır' dedim ve teskereye itiraz ettim. Gerekçem şuydu; Amerika'nın Irak'ı işgal etmek için Kuzeyden bir cephe açmaya ihtiyacı yok. Türkiye'nin güneydoğusundan girerek Bağdat'ı işgal etmek gibi stratejik bir gereksinim içerisinde değildi. Zaten Basra Körfezi'nden girdiler, uçaklarıyla geldiler. Orada zaten çökmüş olan bir sistem vardı. Savaş devam ederken ben Bağdat'taydım. Irak askerlerinin savaşmadan mahalle aralarında üniformalarını nasıl çıkarıp gittiğini bizzat gören ve tanık olan birisiyim. Onun için, bugünlerde Türk ordusunu hırpalamaya, örselemeye çalışan kimi iç ve dış mihraklar var. Bunlara asla ve asla ödün vermeyelim. Ordusu olmayan, ordusuyla devleti beraber yaşamayan, milleti için savaşmayan bir ordu, işte Irak felaketi neyse bir ülkenin başına o felaketi getirir. Onun için Türkiye'nin en güçlü, en stratejik kurumu için bugün Avrupa Birliği cephesinden saldırılar var. Aşağılamalar var, tahkirler var ve Türkiye'deki bazı uzantılar bunlara alet oluyor. Siz gençler olarak lütfen bu oyunlara gelmeyin. Türk ordusunun önemini bilin, kıymetini bilin. Irak'ta hastanelerde bulundum, caddelerde gezdim, kucağımda çocuklar öldü benim Irak'ta. Şu anda 700 bin kişi hayatını kaybetti, 2 milyon insan evsiz kaldı, yüz binlerce insan sakat kaldı. Ve biz hala Amerika gibi bir devletin bu topraklara barış, huzur, istikrar için geldiğine inandırılmak isteniyoruz. Amerika'nın bu topraklara gelmesinin başlıca sebepleri; 3 parçalı Irak, Sünni ve Şii grupların birbiriyle savaştığı Irak (Sünni-Şii çatışması), kuzeyde kurulacak bir Kürdistan ve Irak petrollerinin uluslar arası şirketlere tahsisi. Bunların hepsi yavaş yavaş gerçekleşmeye başladı." Milletvekili Çömez, 1939 yılında Hatay'ın Türkiye'ye katılma kararı almasının ardından Kerkük'te Türklere karşı katliamların başladığını, 1918'den günümüze kadar Türkmenlere karşı 16 defa katliam yapıldığını söyledi. 1918 yılında başlayan serüven ve Lahey Adalet Divanı'nın kararı ile Türkiye'den koparılan bu toprakların hiç bir zaman huzur yüzAü görmediğini belirten Turhan Çömez, "Sünni grup dışında, diğer kesimler hep eziyet gördüler. 1939 yılında Hatay Türkiye'ye katılma kararı alıyor, Kerkük'te katliamlar başladı. 1918'den günümüze kadar tam 16 kez Türkmenlere yönelik katliam yaşanır. 1959 yılında Kerkük'te yaşanan bir katliam var ki, 3 gün, 3 gece sokaklarda Türkmenlerin cesetlerinden geçilememiştir. Hep korkuları, 'Bir gün bu topraklar Türk'lerin eline geçer, Türk'lerin hakimiyetinin altına girer'. Kerkük'teki katliamların haberleri Türkiye'de yayınlanmamıştır, sansürlenmiştir. 25 yıllık Saddam döneminde bu topraklar çok büyük zulüm gördü, eziyet yaşadı. 25 yıl boyunca milyonlarca insan İran ve Kuveyt savaşlarında hayatlarını kaybetti. Kürtler ve Türkler Saddam'ın baskısından büyük zulümler gördü. Bugün Amerika, dünyanın gözünü boyayıp, 'Biz Irak'a demokrasi, barış, zenginlik getirmek istiyoruz. Orası despotizmin kalesidir, Saddam'dan orayı kurtarmak için geldik' dedi. Ama, olayın aslı öyle değil, fotoğraf çok başka" dedi. - DÜNYA SAVAŞLARININ YENİ KODU, "SU" Milletvekili Turhan Çömez, Türkiye'nin bulunduğu coğrafya itibariyle dünyadaki jeo-stratejik öneminin çok etkin ve büyük olduğunu belirtti. Dünyanın gelecek on yıllar sonraki en büyük sıkıntısının su olacağını ve kaynakları elinde bulunduran ülkelerin aynı zamanda büyük bir güce sahip olacağının kaçınılmazlığına dikkat çeken Turhan Çömez, "Türkiye'nin büyük su kaynakları var. Bizim sınır aşan sularımız son derece önemli, stratejik bir güç. Uzmanlar önümüzdeki on yıllar içinde dünyada yeni savaş kodlarını belirleyecek olan nedenlerin su olacağını bildiriyor. Devletler sonsuz bir zaman diliminde yaşamak ister. 10 yılın, 20, 50, hatta yüz yılın devletler için pek önemi yoktur. Ve buna göre plan yaparlar" dedi. Kuzey Irak ve İsrail ilişkisine de değinen Turhan Çömez, İsrail kurulduktan sonra onu ilk tanıyan ülkelerin İran ve Türkiye olduğunu hatırlattı. 1950 yılından itibaren özellikle Mossad'ın Kuzey Irak'ta ve Kürtlerle olan ilgisine tanık olunduğunu kaydeden Çömez, "Bugün, 'Irak' dendiği zaman İsrail cephesinden hiç bir yorum duyamazsınız. İsrail bu konuda tamamen sessiz ve kayıtsızdır. Ama, çalışmalarını Kuzey Irak'ta yoğun şekilde sürdürmektedir. Çünkü, Kuzey Irak İsrail için çok önemli bir coğrafya. 1950'li yıllarda bugünkü aşiret reisi Mesut Barzani'nin babası olan Molla Mustafa Barzani ile ilk temaslarını sağladı, hem de İran üzerinden. Bunları bir duyuma dayalı olarak anlatmıyorum. Söylediğim her şeyin araştırılmış, kanıtlanmış belgeleri var elimde. Hepsi elimde olduğu için bu kadar rahat konuşuyorum. Kürdistan'ın İsrail için çok stratejik önemi var. 1991'deki Körfez Savaşı'nda Saddam Scut füzelerini İsrail'e gönderdi, bunların hepsi İsrail topraklarına düştü. Herkes şaşırdı, hava savunmasının güçlü olmadığı görüldü. Sonra Hizbullah-İsrail çatışmasında Hizbullah'ın gönderdiği füzeler de İsrail topraklarına ulaştı. İsrail, hava sahası itibariyle de dar bir coğrafyada yerleşik olduğu için hava savunma sistemleri kendisi için yeterli değil. Ama, şunun hesabını yapıyor, "Eğer bir gün İran füzelerine nükleer başlık geçirir ve ülkeme gönderirse benim bunu havada karşılama şansım yok, mutlaka topraklarıma düşecek. İşte o zaman 3 bin yıllık Yahudi idealim yok olacak'. İşte o nedenle İsrail'in bir ileri karakola ihtiyacı var. İran'ın nükleer programının bu kadar çok tartışılıp gündeme gelmesinin nedenlerinden bir tanesi budur. İsrail'in sözde Kürdistan gibi bir bölgeye ileri karakol olarak ihtiyacı var" dedi.