İnönü Ãniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Ãğretim Ãyesi Yrd. Doç. Dr. Taner Tatar,
İnönü Ãniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Ãğretim Ãyesi Yrd. Doç. Dr. Taner Tatar, Ermeni soykırımı iddiasında bulunanların, bilimsel netice alamadıklarını bildikleri için siyasi mücadele verdiklerini söyledi. Taner Tatar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, soykırım iddialarının bilimsel arenanın dışına taştığını, siyasi arenada uluslararası ilişkilerin bir konusu haline geldiğine işaret etti. Konunun artık bir güç dengesi ve ilişkilerine dönüştüğünü vurgulayan Tatar, ''Bu ilişkilerde Türkiye'nin yapacağı mücadele, her şeyden önce özellikle kendi milletimizin bilinçlendirilmesiyle başlamalıdır. Bu bilinçlendirme sağlandığı takdirde dışarının yaptığı siyasi manevralar başarısızlıkla sonuçlanacaktır'' dedi. Soykırımla ilgili iddialarda bulunanların, her gün yeni bir iddiada bulunmaktan yorulacaklarını dile getiren Tatar, şöyle konuştu: ''Biz bu iddialara cevap vermekten yorulmayacağız. Bu çabayı sonuna kadar devam ettireceğiz. Tarihimiz bizim açımızdan aydınlıktır. Arşivlerimizin ortada olması da bunu göstergesidir. Sakladığımız hiçbir şey yoktur. Gerçekleri önce kendimize sonra da dünya anlatacağız. Bunun karşısında da duramayacaklardır. Bir gün devletler arasındaki güç dengelerinde Türkiye lehine bozulmalar da olduğunda ve siyasi ilişkilerimizde daha incelikli politikalar takip edildiğinde, denge bizim lehimize değişecek. Soykırıma bizim tabi tutulduğumuz ortaya çıktığında biz hak talep eder duruma geleceğiz.'' -SOYKIRIMLA İLGİLİ MECLİS ARAŞTIRMASI İSTEMİ- Yrd. Doç. Dr. Tatar, sözde soykırımla ilgili meclis araştırması isteminde bulunulmasıyla ilgili de şunları kaydetti: ''Bu bir meclis araştırması olamaz. Siyasi iddialara siyasi cevap verilemez. Siyasi cevaplar, ancak diplomatik yollarla verilir. Bir de halihazırda Türk Tarih Kurumu, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü çok ciddi araştırmalar yapmaktadır. Bu istem yapılan araştırmaları iyi takip edememekten kaynaklanıyor. Takip ediyorlarsa da meclisi de arkaya alarak bir güç oluşturmak istenebilir. Ama bence bunun cevabını bu coğrafyada bilim adamları vermelidir, siyasiler değil. Siyasilere düşen görev bilim adamlarının ortaya koyduklarını dış siyasi ilişkilerinde kullanmak, karşı tarafı ikna etmektir.'' -''MESELENİN TARAFI TÃRKİYE VE ERMENİSTAN'DIR''- Ermenistan ve Türkiye arasında ortak komisyon kurulması çalışmalarına değinen Tatar, şöyle devam etti: ''İki ülke arasında orta komisyon kurma çabası, uzun yıllardır devam ediyor. Hem bilimsel çevreler hem de milletvekilleri Ermenistanla ilişkiler çerçevesinde Ermenilere bu teklifi götürüyorlar. Geçmişte bu teklife Ermenistan'da olumlu cevap verenler oldu. Bunların bir kısmı Ermenistan'da siyasi hareketlerin kurbanı oldular. Ermeni diasporası, böyle bir müşterek araştırmanın yapılmasına şiddetle karşı çıkıyor. İleri sürdükleri bütün tezler yalanlanacak, bunun farkındalar. Asli taraf Ermenilerle Türkler. Yani bu işin misyonerliğini yapan İngilizler, Fransızlar, Almanlar, ABD'liler ve diğer ülkeler değil.'' -TEHCİRDE KAÃ ERMENİ ÃLDÃ?- 1915 yılındaki tehcirde 1,5 milyon kişinin öldüğünü iddia edenlerin olduğuna dikkati çeken Tatar, bunun doğru olmadığını Ermenilerin de bildiğini belirterek, şu bilgiyi verdi: ''Osmanlı Devleti'nde yaşayan Ermenilerin sayısı o zaman bir milyon 250 bindi. İngilizlerin kaynaklarında bu rakam bir milyon 50 bin olarak geçiyor. Bu rakamın 500 bini sürgün edilmiş ki bu rakam abartılıdır. Osmanlı istatistiklerinde 450 bindir bu rakam. Bunun 45 bini ölüyor. Bu 45 binin 8 bini aşiretlerin saldırısıyla ölmüştür. Aşiretlerin saldırısından dolayı ihmali görülen jandarmalar yargılanmıştır. Bunların bir kısmı hapis, bir kısmı da idamla cezalandırılmışlardır. Gönül isterdi ki hiç ölü olmasın. Bunların çoğu hastalıktan ölmüşlerdir.'' -GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU PROJESİ- Yrd. Doç. Dr. Tatar, Ermeni soykırımı iddialarının ABD Kongresine getirilmesiyle ilgili olarak şunları söyledi: ''Hemen hemen her sene bu oyun tekrar edilmektedir. İlişkiler çerçevesinde Türkiye'den bazı şeyler koparılmaya çalışılmaktadır. Bu defa iş ciddi. ABD, bu defa söz konusu tasarıyı Genişletilmiş Ortadoğu Projesi'nde Türkiye'nin desteğini almak koşuluna bağlıyor. Türkiye bu desteği verdiğinde sözde soykırım tasarısını geri çekecektir. Türkiye'nin bu desteği vermesi de mümkün değildir. Ama Türkiye'nin ABD'nin halihazırda Irak'ta devam eden soykırımına hiçbir şekilde ortak olması mümkün değildir. Eğer gerçekten dünyada bir soykırım aranıyorsa, şu anda orada devam eden bir soykırım vardır. Her gün 100'den fazla insan ölmektedir. Sözde soykırımın ABD Kongresinden geçme ihtimaline karşı bile Türkiye buna taraf olamaz. Etkili bir politikayla Türkiye'nin elinde kozlar da vardır. Bunlar kullanıldığı takdirde sözde soykırım reddedilir.'' Tatar, Malatya merkez ve ilçelerindeki yaklaşık 30 okulda soykırım iddialarıyla ilgili konferanslar verdiğini de belirtti.
























