Hisarcıklıoğlu: “AB ilişkilerde yeniden bir ivme kazanıldı”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu Türk Özel Sektör ve Kamu Kurumları Temsilciliği TURBO’da Brüksel’de gerçekleştirmiş olduğu temaslarla ilgili bir basın toplan

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu Türk Özel Sektör ve Kamu Kurumları Temsilciliği TURBO’da Brüksel’de gerçekleştirmiş olduğu temaslarla ilgili bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Hisarcıklıoğlu toplantı sırasında şu açıklamalarda bulundu: ZİYARETİN İÇERİĞİ 3 AYRI UNSURDAN OLUŞUYOR “Son 12 ayda Brüksel’e gerçekleştirmiş olduğum 7. ziyaret.Ziyaret kapsamı 3 ayrı bölümden oluşmakta.İlk olarak Eurochamber’in başkanlı divanı toplantısına katılmak için gelmiş bulunmaktayım.Eurochambers’da AB üyesi olmayan hiçbir ülkeden temsilci bugüne kadar başkanlık divanına seçilememişti.2 senedir yürüttüğüm faaliyetler sonuç verdi ve neticesinde bugün AB üyesi olmayıp Eurochambers’da temsil edilen ilk aday ülkesi Türkiye.Buraya Eurochambers’ın ikinci görüşmesine katıldım. Bugün Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Verhaugen ve AB Komisyonu yetkilisi Michael Lee ile yaptığımız görüşmelerden ben ilk defa bu kadar pozitif olarak etkilendiğimi belirtebilirim.Bunun yanında ziyaretimizin bir diğer bölümünü de dün TOBB ile İKV arasındaki 3. görüşme oluşturmaktaydı. 2004 YILINDAN İTİBAREN İKİNCİ KEZ ÇOK MUTLU AYRILIYORUM Bilindiği üzere AB ile ilişkilerimiz 1960’lı yıllarda daha çok ekonomi endeksli gerçekleştirmekteydi.Son yıllarda AB ‘yi politik bir müessese olarak benimsemekteydik.Artık yeniden AB ile ekonomik endeksli ilişkilerin kurulması dönemine girmiş bulunmaktayız.Bir tabir vardır “Ağaçlara bakarken ormanın tamamını kaçırmayalım diye”.Bizim de AB ile ilişkilerimizi bu çerçevede baz almamız gerekiyor.AB ile ilişkilerin ileriye yakınlaşmış olması beni çok memnun etti. Görüşme sırasında yine Gümrük Birliği’ndeki vizeler,kotalar ve serbest ticaret anlaşması ile ilgili değişmeleri ele aldık.Bugün buradan 2.kez mutlu olarak ayrılmaktayım.İlk olarak 2004 yılında Verhaugen ile yaptığım görüşmeden mutlu ayrılmıştım.Bir de bugün. Türkiye ile müzakerelerin başlatılması konusunda her zaman istekli olduğunu da kendisi dile getirmiş bulunmakta.Sürdürülen müzakere sürecinin ise kesin olarak katılım için yapıldığını bir kez daha vurguladı.AB ekonomi ve sanayi gibi ilişkileri ele alırken Türkiye ile güçlü bir ortaklık yapılması gerektiğini de dile getirdi.Kendisi bu sene içerisinde Türkiye’ye 2 ziyaret gerçekleştireceğini ve Ekim’den önce Türkiye’ye ziyarette bulunmayı planladığını dile getirdi.AB içerisinde kimsenin Türkiye dışarıda bırakılmasını sağlamayacağını da dile getirdi.Türk-AB ilişkilerinin ekonomik boyutlarına yeniden odaklanılması gerektiğini de kendisi vurguladı. İLK DEFA 2 TARAFIN ODALAR VE BORSALAR BİRLİKLERİ ADADA TOPLANACAKLAR Kıbrıs tarihinde ilk defa TOBB,Kuzey Kıbrıs,Yunan ve Güney Kıbrıs Odalar Borsalar Birliği 23 Mayıs’da bir araya geleceğiz.Görüşme Ledra Palace’da gerçekleşecek.Bu Kıbrıs Tarihinde bir olarak nitelendirilmekte.Bu özellikle KKTC’nin karşılaştığı engeller açısından da ayrı bir önem arz etmekte.Bu bu projemi sayın Verhaugen ile paylaştığımda kendisinden büyük bir destek aldım.Kendisi bunu duyunca hem heyecanlandı hem de sıkıntıların aşılması açısından çok önemli olduğunu belirtti.Bu konuyu ben ilke kez Balkan Odalar ve Borsalar Birliği toplantısında dile getirdim ve olumlu tepkiler alınca da bu projenin hayata geçirilmesine karar verdik. 2 sene önce ben kendim aynı teşebbüste bulunmuştum ama olumlu bir yanıt alamamıştım.Detayları konusunda bilgi veremeyeceğim.Kuzay Kıbrıs’a uygulanan ekonomik amborgolar bulunmakta.Bütün bu sorunların aşılması adına bu tarz görüşmeler büyük önem arz ediyor.Ayakta kalabilmek için ekonomik faaliyetlerin artırılması şart diye düşünüyorum.Kıbrısa yönelik izolasyonların kaldırılması konusunda 1-Vize 2-Taşıma kotaları 3-Serbest ticaret anlaşmalarının bizim tarafımızdan yana olması.Bu olmazsa olmaz konular ile ilgili düzenlemeler yapılması gerektiğini kendilerine bildirdik.Kendilerinden bu isteklerimiz karşısında çok olumlu mesajlar aldık. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİNDE YENİ BİR DÖNEME GİRMİŞ BULUNMAKTAYIZ Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir ivme kazanılmaya başlandı.Barroso’nun Türkiye’ye gelmesi yeniden kazanılan ivmenin ilk belirtisidir.Yani iki taraf da birbirini yeniden keşfetme sürecine girmiş bulunmakta.AB’nin yeniden kendisi ile ilgili vizyon arayışına girdiğini gösteriyor. Türkiye bugün AB’nin 7. en büyük dış ticaret ülkesi konumuna ulaşmış durumda.Kısacası diplomasi yürütülürken sadece Ankara’dan politika yürütmek veya Kıbrıs’tan çözüme yönelik faaliyetlerde bulunmak etkili olmuyor.Tüm bu meselelerde ivme kazanabilmenin en iyi yolu uluslar arası kurum ve kuruluşlarda da Türkiye adına herkesin etkin bir rol oynaması gerekiyor.” ABHaber