24 Haziran tarihinde İktisadi Kalkınma Vakfı'nda yapılan Avrupa Adalet Divanı'nın Soysal Kararı Işığında Türk Vatandaşlarına Uygulanan Vize konusunda son gelişmelere ilişkin ola
24 Haziran tarihinde İktisadi Kalkınma Vakfı'nda yapılan Avrupa Adalet Divanı'nın Soysal Kararı Işığında Türk Vatandaşlarına Uygulanan Vize konusunda son gelişmelere ilişkin olarak yapılan toplantıda; ATAD'ın Soysal kararı sonrasında Vize konusu Belirsizliğini Koruyor. AB Hukuku Uzmanı Anna Galama'ya göre Vize konusunda ilerleme sağlanmasının en iyi yolu hukukun sağduyusuna güvenmek: Hukuku yollarına başvurun! Toplantıya katılan Amsterdam Ãniversitesi Hukuk Fakültesi Avrupa Birliği Hukuku Ãğretim Ãyeleri Thomas Vandamme ve Anna Galama, Soysal kararı'da Hizmet sağlamak amacıyla Avrupa Birliği üye devletlerine seyahat eden Türk vatandaşlarının "ilk giriş hakkı"na sahip oldukları yönünde hüküm verilmesi ve bu durumda sığınma istekleri reddedilen herhangi bir Türk vatandaşının bile, iş kurma ve hizmet sağlama amacını öne sürerek vizesiz giriş hakkı talep edebilecek olmasına değindi. Bu kararın, 1973 AB-Türkiye Ortaklık Rejimi'ndeki 'standstill clause' olarak adlandırılan Katma Protokol'ün 41(1) sayılı maddesine bağlı olarak verildiğini vurgulayan iki uzman, AB ülkelerinin Katma Protokol'ün yürürlüğe girdiği 1.1.1973 itibarıyla hizmet vermek veya almak için kendi ülkelerine seyahat eden Türk vatandaşlarına daha kısıtlayıcı bir kanun uygulayamayacaklarını ifade etti. Bu tarih 1973'te AB üyesi olmayan ve daha sonra üye olan ülkeler için AB'ye katılım tarihleri olarak belirleniyor. Bu durum uygulamada 1973 tarihinde AB (AT) üyesi olan ülkeler için o tarihte yürürlükte olan kanunlardan daha kısıtlayıcı kanunların T.C. vatandaşları için geçersiz sayılacağı anlamına geliyor. AB'ye 1973'ten sonra giren ülkeler için AB'ye giriş tarihindeki kanunların taban alınacağı, özellikle, bu kararın tüm AB ülkelerine vizesiz giriş hakkı sağlamadığı ve sadece hizmetlerin serbest dolaşımını kapsadığının üzerinde duruldu. Emeğin ve işçinin serbest dolaşımına ilişkin herhangi bir etki yaratmayan bu kararın, ayrıca rejimin yürürlüğe girmesinden itibaren herhangi bir üye devlette uygulanan en esnek kanunu kapsadığı ve bazı üye devletler için vize uygulamasının hiç ortadan kalkmamış olabileceği, bu durumda vize uygulamasının geçerli olduğu belirtildi. ATAD Soysal kararı sadece üye devlet uygulamalarını değil, Türkiye'yi vize uygulanacak ülke olarak belirleyen 539/2001 sayılı AB Konseyi tüzüğünü de geçersiz kıldı. Bu kararın ve AB-Türkiye Ortaklık Rejimi'nin Türk mahkemelerinde doğrudan etkiye sahip olup olmadığı üzerine sorulan bir soruya, uzmanlar alınan kararlarda devletlerden etkilenilmesinden çok, Komisyon'un tarafsız bir tavır izlemesinin gerekliliğinden bahsettiler. Schengen vizesinin bile ülkeden ülkeye farklı bir prosedüre bağlı olmasının, keyfiliğin bu karar konusunda da kaçınılmaz olduğu ihtimalini güçlendirdiğini belirttiler. Pratik olarak neler yapılabileceği konusunda ise Anna Galama, hukuki olarak kesin ve net bir cevabın olmadığını ama alternatif çözümlerin olabileceğini belirtti. Galama'ya göre Türkiye'deki ilgili kurum ve kuruluşlar Avrupa Komisyonu'na üye devletlerdeki uygulamalar ve özellikle Katma Protokol'ün yürürlüğe girdiği tarihteki uygulamaları ile ilgili bilgi sağlamalı. Galama ve Vandamme özelikle şu noktaya vurgu yaptı: "Soysal kararında Avrupa Adalet divanı politikacıların çok önünde giden liberal ve ilerici bir karar verdi. Bu anlamda bir çığır açtı. Mahkemenin sağduyusuna ve uzmanlığına güvenin. Hukuk yollarına başvurun. Komisyon'un bazen bilgi toplama ve analiz yapma konusunda yeterli kaynaklara sahip olamadığını göz önünde bulundurun. Komisyon'a bilgi sağlayın. Aktif olun". Ayşe Cezairli Talatpaşa Cad. Alikaya Sok. TOBB Plaza No.3 Kat.8 Levent / İstanbul Tel : 212 270 93 00 Fax : 212 270 30 22