AVRUPA'DA YAYIN YAPAN TÜRKÇE MEDYA (YEREL) SORUNLARI TARTIŞILDI

Avrupalı Türklerin kanalı 'Kanal Avrupa' gündemleri belirlemeye ve bu gündemler üzerinde düşünceleri ve çözümleri irdelemeye devam ediyor.  Avrupalı Türklerin sesi olan Kanal Avrupa'da ciddi izlenme payına sahip olan 'Avrupa Baskısı' gündem yaratmaya devam ediyor. Gazeteci Hüseyin Dönmez´in başarıyla hazırlayıp sunduğu 'Avrupa Baskısı´nda bu hafta, ´Avrupa´da Yerel Türk Medyası ve Sorunlarını´ ilgilendiren konular ele alınarak, enine boyuna tartışıldı.

Avrupalı Türklerin sesi olan Kanal Avrupa'da ciddi izlenme payına sahip olan 'Avrupa Baskısı' gündem yaratmaya devam ediyor. Gazeteci Hüseyin Dönmez´in başarıyla hazırlayıp sunduğu 'Avrupa Baskısı´nda bu hafta, ´Avrupa´da Yerel Türk Medyası ve Sorunlarını´ ilgilendiren konular ele alınarak, enine boyuna tartışıldı.

Kanal Avrupa stüdyosunda yapılan programa Almanya, Hollanda ve Belçika´dan basın temsilcileri katıldı. Programa katılanlar: Hüseyin Dönmez-Moderatör, Recai Aksu-Gazeteci-Milliyet, Celil Gündoğdu-Belçika Haber, Erdinç Utku-Binfikir, Serpil Aygün-Bilfikir, Fazilet Yoleri-WDR-Almanya, Adnan Öztürk-Öztürk Gazetesi, Ali Gültekin-32. Gün-Almanya, Yusuf Duran-32. Gün-Almanya, Ahmet Azdural-İOT-Söz Hakkı-Almanya, Metin Es-Hürriyet-Almanya, Hayrettin Özcan-NRW-Haber-Almanya.

Avrupa Baskısı programına davetlli gazeteciler sabah kahvaltısını birlikte yaptılar. Ardından Avrupa´nın değişik ülke ve şehirlerinden gelen gazeteciler Avrupa Baskısı Programında 'Avrupa´da Türkçe Yerel Medya´nın Sorunları hakkında genel hatları ile görüşlerini belirttiler.

Avrupa Baskısı Programında ;
 
-Artık Avrupa´daki Türkçe yerel medya organları olarak ortak enerjiyi Avrupa´daki Türkçe medyanın geleceğine yöneltmek gerekiyor´´ diyenleri nasıl algılamalıyız?

-Avrupa Türkleri´ne yönelik yayın yapan Görsel Medya´dan yeterli yararlanıyor muyuz?

-Türk Toplumunu yoğun olarak yaşadığı ülkelerde Türkçe yerel yayın organlarının (Özellikle Türkçe yerel gazeteler) artışı sorun ve sorumluluklarını da artırdı görüşüne katılıyor musunuz? Bu sorun ve sorumluluklar nelerdir?

-Türkçe´nin gelecekte iletişim dili olarak yaşatabilmek için, basın yayın çalışanlarının örgütlenmesi gerektiğine katılıyor musunuz?

- Türk basın – yayın çalışanlarını bir çatı altında birleşme girişimlerine nasıl bakıyorsunuz. Bu alanda zorluklar nelerdir?

-Avrupa´da Türkçe yayıncılığın devlet sorumluluğu üstlenen politikacılarca zaman zaman medyasına "entegrasyona engel" olarak görüldüğü belirtiliyor. Yerel Türkçe medya organları entegrasyona engel olarak görülebilir mi?

-Avrupa çapında gazeteciliğin evrensel ilkelerinin esas olacağı, gönüllülük temelinde işleyecek etik denetim süreçlerini nasıl işletebiliriz?

-Statüler, Akreditasyon, Sarı Basın Kartı konularında son gelişmeler nelerdir? gibi sorulara yanıt arandı.

Avrupa Baskısı Programı sonrası Kanal Avrupa Televizyonu imtiyaz sahibi Ali Paşa Akbaş programa katılan gazetecilerle birlikte bir toplantı yaparak muhtemel ortak projeler konusunda görüş alış verişinde bulundular.

********************

Yapılan programla ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle önemli bir konuyu gündem etme cesaretini gösteren değerli Gazeteci Hüseyin Dönmez'e ve Kanal Avrupa'nın sahibi Ali Paşa beye bizlere göstermiş oldukları yakın ilgi ve alakadan dolayı teşekkür ediyorum.

Basın mensuplarının büyük bir bölümü Türkçe Medya'nın 'Türkçe' dilinde devamına, Yerel basın, etik basın, toplum basını Türk basını gibi ifadeler tartışıldı. Gazetecilerin büyük bölümü Avrupa'da Türkçe yayın yapan yerel gazetelerin zaman zaman ulusal hizmetlerde bulundukları, her gazetenin sanal anlamda site haberciliğide yaptıklarından bulundukları ülkede ve Avrupa genelinde Türkçe yayın yapan gazetecilerin 'Avrupa Türk Basını' ifadesinde birleştikleri görüldü.

Belçika'da Türkçe yayın yapanların 'yerel' ifadesinin ötesinde Belçika Türk Basını ile isimlendirilmesinin daha doğru olduğu belirtildi. Türkçe yayınlarda bulunulan ülkelerdeki sorunların dile getirilmesi ön plana çıkarken,. Türkiye merkezli haberlerin fazla öne çıkarılmaması şeklinde görüşler vardı. Yine, bulunduğumuz ülke sorunlarının Türkçe halka anlatılması iletişim dilinin 'Türkçe' olması ağırlık kazandı.

Gazetecilerin bulundukları ülke dillerinin bilmesi, bölge ve uluslararası kurallara uyumu, sarı basın kartı alınması, haber ağı oluşturulması, Avrupa ülkelerindeki Türkçe gazetelerin birbirlerinden bilgi akışı sağlayarak, yardımlaşmaları gibi konular üzerinde görüşler aktarıldı.

Program saati yeterli olmasa da konunun şimdilik bir başlangıç olması hasebiyle önem arzettiğini bu konunun bundan sonraki programlarda daha geniş tartışılmasında yarar sağlayacağını düşünüyorum.

Konuşulanlar tartışılanlar mesleki icra edenlerin yürek sözleridir. Kimi düşüncelere katılmakla beraber, kimi düşüncelerede katılmayabiliriz. Ancak ortak akıl noktasında bir araya gelebileceğimizi görmekteyim. Toplumumuza saygın doğru ve ilkeli hizmetler verebilmemiz açısından 'Avrupa baskı' sının 'Türkçe Yerel Medya Sorunları' başlıklı bu çıkışını çok olumlu bulmaktayım.

Bu tür programların devamı halinde tüm bölgelerdeki meslekdaşlar birbirlerini tanıyarak 'Avrupa Türk Medyası Dostluk Grubu' oluşturulabilirler.

Avrupa özellikle Almanya'da bulunan Gazeteciler Derneklerinin bu vesilelerle diğer ülkelerdeki meslekdaşlarla daha yakından bağ kurma imkanlarıda bu vesileyle gelişmiş olur.

Bu program bir başlangıçtır. Tüm medya mensuplarının 'Avrupa'da yaşayan 5 milyon Türk başta olmak üzere dünyada 250 milyonluk bir coğrafyada konuşulan 'Türkçe'nin yaşatılmasında elbette iletişim dili 'Türkçe' olmalıdır. Türkçe yayın yapanların bulundukları ülke dillerini bilmesi artı olmakla beraber, bilmemesi de sorun değil. önemli olan Türkçe'ye hakim olmaktır. Önemli olan Türkçe yayınların ilkeleri ve değerleriyle halka doğru haber ulaştırmasıdır.

Türkçe dışında dil bilmeyenlerin hizmetleri gözardı edilemez. Siz çok iyi Fransızca, Flamanca bilebilirsiniz bu dil ile ya fransızca, yada flamanca basında çok güzel hizmetlerde verebilirsiniz. Ancak bu dillerle Türkçe'yi çok iyi bilmiyorsanız Türk toplumunun özüne, sözüne ve duygusuna tam anlamı ile tercüman olamazsınız. Meslek dili tüm dillerin üzerindedir. Önemli olan hedef kitlenin diline ve meslek diline sahip olarak ulusal ve uluslararası gazetecilik kuralları ile hizmeti sürdürmektir.

Avrupa Türk medyasının yapacağı 'Türkçe' yayınların entegrasyona engel olduğunu düşünmüyorum. Aksine, entegrasyona katkı sağladığını biliyoruz. İnsanlarımız kendi dillerindeki yayınlarla bulundukları ülkedeki gelişmeleri daha iyi takip edebilmektedirler.

Bu konulardaki düşüncelerimizi peryodik olarak sizlerle paylaşacağız. "Unutmamak gerekir, küçük başarıları alkışlayamayanlar, büyük başarıları asla alkışlayamazlar.

Celil Gündoğdu