CENNETİN AYAKLARI ALTINDA OLAN TÜM ANNELERE SELAM OLSUN/ Celil GÜNDOĞDU

Tabi 'Anneler günü, Sevgililer günü  ve Babalar günü' gibi kutlamaların çıkış noktaları her ne kadar masumane de olsa, bu günler ne yazık ki daha sonraları mzellikle kapitalist sistemlerde tüketime yonelik günler olarak da anılmaya başladı.

Bildiğiniz gibi bugün anneler günü.

Cennetin ayakları altında olan tüm anneleri sevgi ve saygıyla anıyor, bu günlerini tebrik ederek sözlerime başlamak istiyorum.

Her mayıs ayının ikinci pazar günü dünyanın bir çok bölgesinde 'Anneleri anmak' için sembolikde olsa 'Anneler Günü' kutlamaları yapılmakta. Tabi 'Anneler günü, Sevgililer günü  ve Babalar günü' gibi kutlamaların çıkış noktaları her ne kadar masumane de olsa, bu günler ne yazık ki daha sonraları özellikle kapitalist sistemlerde tüketime yönelik günler olarak da anılmaya başladı.

Sevdiğimiz insanlara karşı duygularımızı ifade edecek olan manevi iletişimlerin ve ilişkilerin önü lüks tüketim malzemeleri ile kesilmekte adeta. Bu anlamlı  günler, sevdiğimiz insanlara en pahalı hediyelerin takdim edildiği günler olarak anılmakta artık.

Bu günlerin öncesinde tüm medya kuruluşlarında tüketim malzemelerinin reklamları alabildiğine artmakta. İnsanların pahalı hediyeler aması için, biliçaltıları adeta tüketim bombardımanına tutulmakta.

Elbette dünyanın en değerli varlıkları olan annelerimiz, babalarımız ve sevgililerimiz hepimizin hiç bir maddiyatla ölçülemiyecek değerli varlıklarıdır. Lüks tüketime yönelik bu geleneksel anlayışın giderek artması, toplumsal huzursuzluklara da vesile olabilmekte. Maddi durumu iyi olanlar neyse, maddi durumu iyi olamayanların pahalı hediyeler alamamasının vereceği psikolojik durumlar hep gözardı edilmekte.

Maddi durumu iyi olamayanların sevdiklerine karşı içlerinden gelen samimi duygu ve düşüncelerinin ifade etmeler ve güçleri oranında hediyeler sunmasını, daha anlamlı ve daha samimi buluyoruz.

Bence bu günlerin hediyeleşme gününün ötesinde sevdiklerimize karşı 'muhasebe günleri' olarak anmak daha anlamlı. Dünyanın değişik bölgelerinde Annelerimiz, sevgililerimiz olan kadınlarımız öldürülüyor, dövülüyor ve ikinci vatandaş muamelesine maruz kalıyorsa, bu günlerde onları bir gün için anmak olmaz ve olamaz. Unutmamamız gerekir ki; annelerimiz, sevgililerimiz saygın insanlardır. Onlar toplumun en saygın bireyleridir.

 Yüce Allah kitabında yarattığı tüm insanları yeryüzünün en şerefli varlıkları olarak 'Eşrefi mahlukat' olarak nitelemiştir. İslam Peygamberi Hz. Muhammed (sav) bir hadisinde "Cennet analarının ayakları altındadır" buyurarak, annelerin saygınlığını ve değerinin vurgulamakta.

Anneler, toplum üçgeninin en tepe noktasında bulunması gerekirken, anneleri ayaklar altında bırakan cahil zihniyetleri şiddetle kınıyorum. Yüce Allah'ın yarattığı annelerimizi gönlümüzde, gözümüzde gül olarak koklamamız gerekirken, onları şiddetle, hakaretle toplum dışına itmenin hiç bir insani izahı olamaz. Bu gün dünyamızın geldiği medeniyeti tesis edenleri dünyaya getirenlerin, annelerimiz olduğunu unutmamamız gerekir.

Yüce Allah anne olan, bacı olan eş olan tüm kadınları birer emanet olarak insanlığa sunarken, kendini bilmez cahil insanların toplumların bazıları ise kutsal varlıklar olan kadınlarımızı annelerimizi dayak egosunu tatmin aracı olarak görmekteler. Bence bu özel günlerde toplumlara kültürlere yerleşmiş bu yanlış değer yargılarının kırılması için verilen mücadelelerin muhasebeleri yapılmalı. Kırılma noktaları sağlanarak, annelerimiz ve kadınlarımız hak ettikleri en saygın ortama ulaştırılmalıdır.

Bu konuda yürek depremleri ile toplumsal bilinç oluşturulmalıdır. Yılın bir gününde gülle ödüllendirdiğimiz annelerimizi, kadınlarımızı, diğer günleri dayak, hakaret ve dışlanmayla karşı karşıya bırakmamalıyız...

Annelerin başlara, gönüllere taç edilmesi dileklerimle, tüm annelerimizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

(Bu vesileyle ebediyete intikal eden annemi bir kez daha rahmetle anıyorum. Ruhun şad olsun canım anam...)