Tarihte açılmış olan kanallar gözden geçirildiğinde, başta Süveyş kanalı olmak üzere bir çok kanalın başarı ile açılmış olduğu görülür.. Ne var ki, bizim tarihimizi gözden geçirince, pek başarılı girişimlerle karşılaşılmıyor.
Açılamayan KANALLAR. . . . Dar Gelen HAYALLER /LEYLA TEKER
Tarihte açılmış olan kanallar gözden geçirildiğinde, başta Süveyş kanalı olmak üzere bir çok kanalın başarı ile açılmış olduğu görülür.. Ne var ki, bizim tarihimizi gözden geçirince, pek başarılı girişimlerle karşılaşılmıyor.
Buyurun, şöyle bir dolaşalım.
Kanuni Sultan Süleyman’ın yaşamını ele alan diziyi izleyenlerin bildiği Selim, Kanuni’nin Hürrem Sultan’dan doğan ikinci oğludur. Selim, babasının ölümüyle Selim II olarak tahta geçecektir.
Bu yazımızda, İkinci Selim’in karıştığı iki kanal olayından söz edeceğiz.
Selim II dönemindeki bir kanal hikâyesi, Don ve Volga nehirleri arasında bir kanal açarak, bu kanal yolu ile Hazar denizini Karadeniz’e bağlamak girişimiyle ilgilidir. Burada amaç, donanmayı Karadeniz’den Hazar denizine geçirerek savaşlarda ordunun ikmalini daha kolaylıkla sağlamaktı. Ne var ki, bu girişim hiçbir zaman gerçekleşemedi.
Böyle ikinci bir girişim, yine Selim II zamanında oldu. Bu da Süveyş kanalının açılması hayali idi. Böyle bir girişimin gerekçesi şuydu: Kanal açılırsa donanma kolaylıkla Kızıldeniz’e geçebilecekti ve Portekizlileri Hint yarımadasından geri atmak olanağı doğacaktı. Akdeniz ticaretinde önemli gelişmeler sağlayacağı düşünülen bu hayal de bir sonuca ulaşamadı.
Doğaldır ki, tarihimizde, “zaman olur ki hayali bir cihana değer …” diye söz edilebilecek nice nice olaylar var.
Onlardan da başka bir zaman söz ederiz.