AYNAYA YANSIYANLAR!.. / Leman KUZU

Şunu memnuniyetle ifade etmeliyim ki, bu memlekette başarılı olmak için,  çalışmak referansa galip gelmiştir. Çünkü insanlar, beklentilerinin ve korkularının esiri olmuşlardır. Genelde, insanların hayatına hükmeden bu iki duygudur...

Şunu memnuniyetle ifade etmeliyim ki, bu memlekette başarılı olmak için,  çalışmak referansa galip gelmiştir. Çünkü insanlar, beklentilerinin ve korkularının esiri olmuşlardır. Genelde, insanların hayatına hükmeden bu iki duygudur...
İnsanın kendi imkanlarını harekete geçirmesi için, bir hüsran yaşaması diğer bir ifadeyle; "umduğu dağlara kar yağması" gerekir... Dürüst siyaset ancak dürüstlüğü şiar edinmiş olan bir toplumun işidir. Toplum bozuk ve ahlâken düşük yaşarsa, insanlara hükmeden ihtiraslar ve menfaatler olursa, işte bu durumda dürüst siyasetten,siyasi ahlaktan vs... bahsetmek mümkün olamaz....Sen kendi çıkarların için, ya da hedefi değiştirmek  adına, ya da ne bileyim kendini iyi göstermek için karşındaki bazı insanlara daha  doğrusu hazmedemediklerine dürüst değilm dersen, iftira atarsan, hiç endişeye düşme beş adım arkadasın! Efendim, falan aile, falan kişi C partisine değil de, A partisine oy verecekmiş  diyor, vah çekiyorsun! O zaman bende sana soruyorum: Acaba sen ne kadar dürüstsün? Sen ne kadarlık adamsın ki, çıkarların doğrultusunda  konuşuyorsun! Peki, hiç kendini yargılıyor musun? Seçim konvoyuna katılıp bayrak sallamakla, seçim otobüslerine çıkmakla, seçim bürolarında akşama kadar oturup laklak yapıp, milleti bıktırmakla, beni sevdiğini ya da beni destekleyeceğini nerden  bileyim. Nerden bileyim rol yapmadığını, nerden bileyim sol gösterip, sağ vurmayacağını,  çünkü sen kendine bile dürüst değilsin ki, bana da dürüst olasın! Emin ol ki, çamur 
attığın insanlar senden katbe kat dürüsttür. Sen kişiliksizliğine devam et...

Bilmelisiniz ki, sizin gibilerin ne yönü ne de bir hedefi hiç olmamıştır, rüzgar nereye  savurmuşsa, sizde orada buluvermişsiniz kendinizi... Ah benim zavallı yaratıklarım... Siz, her türlü iftiraya müsaitsiniz, yaratılışınız bu, işiniz bu...Hatta olmayanı bile oldu  gibi gösteren türünün son örneklerisiniz... Kendi arkanızın sümbülüne bakmazsınız,
hazmedemediklerinizin huzuruna gölge düşürür ve bununla da mutlu olursunuz!  İşiniz-gücünüz fitnelik, iblislik, kıskançlık, başkasını taklit vs...Neyse, geçelim bu kalpleri  zifirleri...Bakalım yalancının mumu nereye kadar...!
Bakınız, anlatmak istediğim toplum dürüst olmalı ki, başa gelenlerde dürüst olsun! Ne ekersek onu biçeriz. Sen dürüst olmazsan, ne iktidardan ne de toplumdan bunu bekleme! Siyasetin hedefi "başarı ve iktidardır." Toplum iktidarda olanlara rağbet  eder. İktidarda olanlar ne kadar zalim ve diktatör de olsalar avam tabakası onlara büyük bir ilgi duyar. Bu ilgi ya menfaat beklentisinden veya cezalandırma  korkusundandır. Yaşadığımız dünya'da bir gerçek var ki, kendi benliğimizi kaybetmişiz, inanın tanımıyoruz içimizdeki beni...Evet, ruhumuzu bir yerlerde bıraktık bulamıyoruz,  çünkü egomuz herşeyin üstünde...

Ve bu yüzden dürüst olmayı, temiz siyaset yapmayı  beceremiyoruz. Bakınız, devletin milleti olmamalı, milletin devleti olmalıdır. Dikkatli olmak  gerekir; iktidar insanı köle eder. Kitleleri obje durumuna getirmemek gerekir. Aksi halde  ülke durur. Hiç kimse kendisini başkasının yerine düşünüyor zannetmesin.  Bizler, güzel bir ülke de yaşıyoruz, bunun kıymetini bilmeliyiz! Türkiye Cumhuriyeti toprakları gerek iktisadi, gerek sosyal, gerek siyasi ve gerekse askeri sahada,  Ortadoğu’nun jeopolitik yönden arz ettiği önem sebebi ile, dünyaya yön veren  büyük güçlerin cazibe ve ilgi merkezi konumundadır. Deyim yerindeyse, Asya'nın lideridir. Avrupa’da OECD (Avrupa İktisadi İşbirliği Teşkilatı) üyesi, NATO’nun (Kuzey Atlantik Paktı’nın)  üyesi, İKT (İktisadi Kalkınma Teşkilatı) üyesi konumlarıyla bölgede ve dünya'da saygın ve  stratejik bir yere sahiptir. Hal böyleyken, dünyadaki bu önemli ve saygın konumuna rağmen  bu ülkenin iç bünyesinde huzursuzluklar var. Bu huzursuzlukların bir kısmı ideolojik ve çıkar  amaçlı, bir kısmı da yapısal sorunlardan kaynaklanmaktadır. Unutulmamalıdır ki; yönetilemeyen  devletin, sorunları çözülemeyen toplumların, kaderi kaostur, çelişkidir, yolsuzluktur, yoksulluktur, endişelerdir, çetelerdir, darbelerdir vs...Ayrıca, alternatif olmaya çalışan liberal düşünce de,  batıcı kadroların önerdiği bir doktrin olmaktan öte değildir bana göre...
Biz hukuk'un üstünlüğünü savunuyoruz, üstünlerin hukuk'unu değil!..Biliyoruz ki, üstünlerin hukuku'nun işlediği bir ülke de "şiddet devleti" hüküm sürer... Halbuki, demokrasi elitlerin rejimi değil, tüm halkın rejimidir...Lütfen, ahlaki değerlere önem vererek, ve temiz bir siyaset yaparak, bu cennet vatan'a hep beraber sahip çıkalım! Ülke hepimizin! Adaletli bir seçim olması dileği ile, hepinizi  selamlıyorum!
 
Özel Not: Değerli okurlarım, biliyorum bu makalem için biraz geç kaldım ve  düzenleyeceğimiz gece daveti içinde geç kaldığımı düşünüyorum bağışlayın lütfen!  Yoğun ve mutlu bir süreçteyim, ilerleyen günlerde bu yoğun ve mutlu
sürecimi sizlerle paylaşacağım. Dolayısıyla, şu sıralar geç kalacak olan makalelerim için şimdiden özür diliyorum!
 
Davetlisiniz!..
25 Mayıs Çarşamba Günü Akşam Saat 19:00 'da başlayacak olan "Iğdırlılar Sosyal Dayanışma ve Kültür Derneği'nin" düzenlemiş olduğu  geceye tüm halkımız davetlidir.

Yer: Klas Düğün Salonu E-5 Karayolu üstü Hisar Sok. No:1 Kartaltepe mah.
Sefaköy-K.Çekmece/İst.
İrtibat :Av.Mustafa AKOT :0532 769 60 76
             Aydın ŞAVLUK        :0541 821 57 00
 
 
Leman KUZU
İstanbul,23/05/2011