Başkent Amsterdam’da Hıristiyan, Musevi, Hindu, Hümanist, Budist, Sufi, Zerdüşt ve İslam dini inançlarına sahip bilim adamları ve uzmanlar ilk defa Mevlana’nın Yedi Öğüdü olan Konya Kriterlerini tartıştılar.
Başkent Amsterdam’da Hıristiyan, Musevi, Hindu, Hümanist, Budist, Sufi, Zerdüşt ve İslam dini inançlarına sahip bilim adamları ve uzmanlar ilk defa Mevlana’nın Yedi Öğüdü olan Konya Kriterlerini tartıştılar.
Amsterdam’daki Protestan Petruskerk’te farklı din ve inançlara sahip bilim adamları, adeta sekiz yüz yıl önce, Mevlana Celaleddin Rumî’nin ceneza töreninde Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler arasında yaşanan ‘Bizim
Mevlana’ yarışını tekrarladılar. Tüm konuşmacılar Mevlana’nın yedi öğüdü, Konya Kriterlerine sahip çıktılar. Ancak 2011’de yaşanan bu yarışın 1273 yılına göre farkı; ‘Bizim Mevlana’ya sahip çıkanlar arasında Hindu, Hümanist, Budist, Sufi, Zerdüşt’lerin de yer almasıydı.
Konya Kriterlerinde ortak mesaj: Mevlana bizim de düşünürümüzdür, bizim de alimimizdir. Yedi öğüt kalplerimizi yumuşatmaktadır. Ruhumuza derin bir sıcaklık gelmektedir.
Hollanda’daki çeşitli göçmen kuruluşların organizasyonuyla, Amsterdam’daki Protestan Petrus Kilisesinde bir araya gelen uzmanlar, Hollandalı Müslüman Abdulwahid van Bommel’in yayına hazırladığı ve Türkevi yayınları arasında Hollandaca olarak yayınlanan “Konya Kriterleri” kitabını tartıştılar.
2010 yılının sonunda Mevlana Celaleddin Rumi’nin Mesnevi’sinin tamamını Hollandacaya tercüme eden Abdulwahid van Bommel’in yaptığı teorik sunumla başlayan toplantı, Hıristiyan, Musevi, Hindu, Hümanist, Budist, Sufi, Zerdüşt ve İslam din ve dünya görüşlerine mensup bilim adamları tarafından Konya Kriterleri üzerine yapılan açıklamalarla devam etti.
Aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi ol
Abdulwahid van Bommel “Bu gün Hollanda’da gerçekten güzel bir gün oldu. İçimize manen ruh veren bir gün yaşadık. Mevlana Celaleddin Rumi’nin Konya’da yaptıkları gibi bütün din mensuplarını Amsterdam’da bu güne davet ettik.Ve davete çok sayıda kişi katıldı. Mevlana Celaleddin Rumi’nin ebedi sözlerini dinleme fırsatı buldular. Mevlana’nın 7 öğüdünü daha doğrusu günümüzün modernetisiyle Konya Kriterlerini burada tartıştık. Bu 7 nasihatte Mevlana Celaleddin Rumi sen deniz gibi, rahmetli ve toleranslı ol buyuruyor. Bu gün burada bunları farklı
dinden insanlara anlatmaya çalıştık. Mevlana Celaleddin Rumi bizim içimize dokunuyor. İçimize bir kuvvet veriyor. Bazen küçük işlerde boğuluyoruz. Oysa O diyor ki geniş ol buyuruyor.Mevlana herkese aç açabildiğin kadar sineni ummanlar gibi olsun diyor. Hindu, Budist,Yahudi, Hıristiyan ve İnançsız olsun hepsine kendin gibi davran buyuruyor. Bu söz dünya sulhunun temeli olabilir. Mevlana’nın sözlerinin bu gün olduğu gibi kıyamete kadar temel manaları vardır.
Onun sözlerinde bir derinlik var. Her zaman geniş olmayı yeğliyor. Kendisi Allah’tan ilham alarak bu sözleri bize ve günümüze kadar geliyor. Elbette Mevlana’nın bu sözleri Peygamber Efendimiz S.A.V’in Allah tarafından ona gönderilen Kuran-ı Kerim’in bir huzmesidir. Daha doğrusu Efendimizin Hadisi Şerifleri onun sözlerinin menbağıdır. Daha doğrusu Peygamber Efendimiz Muhammed A.S.V nurunun bir yansımasını ta günümüze kadar geliyor. Efendimizin nurunu Mevlana daha doğrusu aldığı ışıkla yansıtıyor. Bizim yolumuz ruhlara gıda vermektir.”
Fukuyama ve Huntingen akımına rağmen Konya Kriterleri
Günümüzde bir kısım insanların düşüncelerini şekillendiren Fukuyama ve Huntingen akımına inat, bu akımın istememesine karşın Mevlana’nın yedi öğüdü yani Konya Kriterleri tekrar insanlık gündemine girecektir. Kriterleri günlük yaşamda uygulamak oldukca zor görünsede, inanan insanların sabırla, çok sık bir şekilde tekrarlayarak söz konusu Konya Kriterlerinin uygulanması mümkündür. Korku, çatışma, önyargı, ötekileştirme, ayırma, horlama yerine hoşgörü, derinlik, kucaklama, kabul etme yani Konya Kriterlerinin işaret ettiği olgun insan olma
insanlığın geleceğin ehakim olmalıdır.
Konya Kriterleri Avrupa’ya yayılacak
Konya Kriterleri kavramı; 2005 yılında, Hollanda Türk Yazarlar Kulübü Başkanı Sadık Yemni’nin katıldığı bir sempozyumda Avrupa Medeniyeti'nin 4 sütun üzerine kurulduğunun iddia edildiğinin dile getirilmesi ve sonrasında kaleme aldığı bir makalede „dünyada artık Kopenhag Kriterleri’nin yanında Konya Kriterleri’nin de uygulanması gerektiğini“ yazmasıyla ortaya atılmıştır. Devamla UNESCO'nun 2007 yılını Mevlana Yılı ilan etmesi ve UETD Hollanda başkanı Veyis Güngör‘ün „artık Konya Kriterleri Konuşulmalı‘ başlıklı köşe yazısıyla Konya Kriterleri kavramı tekrar gündeme geldi. Abdulwahid van Bommel’in Hollandaca yazdığı Konya Kriterleri kitabıyla, artık, Konya Kriterleri Hollanda’dan başlamak üzere Avrupa’da tartışmaya açıldı.
Avrupa Mevlana’ın yedi öğüdüne muhtaç
Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Veyis Güngör “Bilindiği gibi 2011 yılı, UETD Hollanda tarafından Konya’da yapılan bir basın toplantısıyla, Avrupa’da „Konya Kriterleri Yılı“olarak ilan edilmişti. Gerek Mesnevi’nin Hollandacaya tercüme edilmesi ve yayınlanmasıyla gerek geride bırakılan yıllarda Mevlana hakkına yapılan etkinlikler ve gösterilen ilgi Avrupa’da Konya Kriterlerinin tartışılmasını beraberinde getirdi. Diğer taraftan, dünyadaki ekonomik kriz ve paralelinde gelişen korku psikolojisi, Avrupa’da ırkçı hareketleri ve yabancı düşmanlığını beslemektedir. Çok yakın geçmişte, Avrupa’da ırkçı ya da aşırı sağcı siyasi hareketler, seçimlerde aldıkları yoğun oylarla, hükümetleri etkilemekte, bazen hükümet ortağı olmaktadır. Bu partiler, kitleler arasında korku salarak, insanları etkilemektedir. İslamafobi Batı medyasını meşgul etmektedir. Kısacası insanlar korkuyla birlikte bir ümitsizliğe kapılarak, yarınlarından endişe duymaktalar. İşte böyle bir ortamda, insanlara güven veren, ümit veren, yaşam sevgisi veren mesajlara, öğütlere, kriterlere ihtiyaç vardır. Hiç bir bireyi zorlamadan, gönüllü olarak uyabileceği Kriterler yüzyıllar öncesinden Konya’dan insanlığa seslenilmiş, formülize edilmiştir. Bu ölçütleri konuşulabilir, tartışılabilir hale getirmek yani Avrupa’nın siyasi ve sosyal gündemine girmesine vesile olmalıyız.” dedi.
Farklı din ve inançlardan tartışmacı katıldı
Programda konuşmacı olarak davet edilen yedi ayrı din ve inancın temsilcilerinin ikna edilmesinde bir hayli mücadele yaşandığına dikkat çeken Veyis Güngör, özellikle Yahudi konuşmacıyla arasında geçen şu konuşmaya dikkat çekti. Programın hazırlık aşamasında, Amsterdam Yahudi Tarih Müzesindeki görevliler bir türlü programa katılacaklarına karar veremiyor, bu gün, yarın cevap verelim diyorlar. Akşam saatlerinde konuşmacı Petra Katzenstein’a özel telefonundan ulaştım. Artık bir karar verin dedim. Ve Mevlana Celaleddin Rumî vefat ettiğinde binlerce insan ağladı. Cenazede büyük bir izdiham oldu. Kimi Müslümanlar, Yahudi ve Hıristiyanlara: “Sizin bu cenazeyle ne ilginiz var, kendi işinize bakın!” dediklerinde, haham ve papazlar: “Biz geçmiş peygamberlerin asıl davalarını, insanlara anlatmaya çalıştıkları gerçekleri, onun sözlerinde bulduk. O bizim de alimimizdir.” cevabını
verdiklerini hatırlattım. Bunu duyan Yahudi Katzenstein ‘tamam mutlaka bu toplantıya katılacağım’ dedi.
Mesnevi Hollandaca yayınlandı
2007 yılının UNESCO tarafından dünyada Hoşgörü ve Mevlana Yılı ilan edilmesiyle başlayan etkinliklerden bir tanesi olan Mesnevi’nin Hollandacaya tercüme edilmesi tamamlandı. Konya Büyükşehir Belediysi tarafından baskıya hazırlanan Hollandaca Mesnevi Eylül ayının sonu yani Mevlana’nın doğun günü olan 30 Eylül tarihinde Amsterdam’da düzenlenecek bir programla tanıtımı yapılacak.
Konya Kriterleri ve Hollanda İşbirliği, Kalkınma Sektörü
Konya Kriterleri tartışma toplantısının son konuşmacısı Ronald Lucardi’nin teklifiyle, yaz tatili sonrasında, Konya Kriterleri ve Holanda İşbirliği, Kalkınma sektörü konulu bir çalıştay yapılacak. Katolik konuşmacı Lucardi, özellikle Hollanda İşbirliği ve Kalkınma sektörünün içinde bulunduğu etik çıkmazı ve tartışmalarına, Konya Kriterlerinin farklı bir anlam kazandıracağını teklif etti.
Amsterdam organize edilen Mevlana’nın yedi öğüdü: Konya Kriterleri DVD belgesel olarak yayınlanacak.


























