Avrupa Türkçesinde yerel gazeteler damgası
Kökleri Türkiye’de yaklaşık 5 milyon insanın yaşadığı Batı Avrupa’da, parasız dağıtılan Türkçe yerel gazetelerin bu dili taşıyan en önemli araçlardan biri olduğu belirtildi. Frankfurt’ta üç ayda bir yayımlanan “Kültür” dergisinin yeni sayısında, Avrupa’nın önde gelen Türkçe bölgesel gazete yöneticileriyle yapılan ayrıntılı söyleşiler, ortaya görece yeni bir dil ve medya resmi çıkardı. Ulm merkezli “Merhaba”, Frankfurt merkezli “Hessen Toplum”, Kopenhag merkezli “Haber”, Brüksel merkezli “Binfikir”, Londra merkezli “Haber” ve Paris merkezli “Papağan” gazetelerini işleyen Kültür, kapak dosyasında, Avrupa’da Türkçe konuşan insanların yıllar içinde güçlü bir yerel basın yarattığına dikkat çekti.
Avrupa’daki Türkçenin beslenme kaynakları
Dergide, Türkçe konuşan milyonlarca insanın kendilerine yakın bölgesel gazeteleri bir biçimde takip ettiği vurgulanırken, bunun sonuçları da tartışmaya açıldı. Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB) Başkanı Gürsel Köksal, çözümleyici makalesinde, Türkçenin geldiği noktayı ve yerel basının görevlerini analitik bir kurguyla irdelerken, medya planlamacısı ve danışmanı Mustafa Korkmaz, Türkçe yerel yayınların sanıldığından çok daha etkili olduğunu belirtti. Korkmaz, bu sektörün yeni bir dönemin eşiğinde olduğunu da savundu.
Birinci yılını doldurmaya hazırlanan Kültür’ün Temmuz/Ağustos/Eylül 2011 dönemini içeren 4’üncü sayısında, Türkçe dahil birçok dilde art arda yayımlanarak satış rekorları kıran “Öfkelenin!” kitapçığının yazarı Stephane Hessel ile Uğur Hüküm’ün söyleşisi ve Hüküm’ün izlenimlerine geniş yer ayrıldı. Essen’deki Katakomben Theater’in yöneticisi Kazım Çalışgan ve Montreux Caz Festivali yöneticisi Claude Nobs ile söyleşilerin yanı sıra, Celil Denktaş Almanya’daki kamu hayatında Türkçe ve Türkçeli insanlar üzerinde oynanan oyunları irdeleyen makalesinde “büyük bir oyuna” işaret etti. “Yazarlarımız ve yaşadıkları kentler” dizisinde ise Gültekin Emre kendi Berlin’ini anlattı.
Çalışmalarını Ratingen’de sürdüren heykeltraş-ressam Yıldırım Denizli’nin son sergisi üzerine bir yazıda, sanatçının yapıtlarından örneklerle onun “aydınlanma çizgisindeki müdahalesi” tartışmaya açıldı.
Bu arada, Almanya’da uzun bir süredir yayımlanan “Agora42″ adlı doğrudan aydın kesimi hedefleyen Almanca derginin genç Türk yayıncısı Nazım Çetin de Kültür’ün sorularını yanıtladı. Dergideki bir başka yazıda da iki yeni kitap üzerinden Münih’teki bir cami çerçevesinde siyasal İslam’ın attığı adımlar ve nazizmin ayak izlerinde sahnelenen kirli oyunlara değinildi.
Kültür’ün bu sayısına, Gürsel Köksal, Hüseyin Şenol, Işın Sigel, Mehmet Canbolat, Sadi Tekelioğlu, Serpil Aygün, Erdinç Utku, Mustafa Köker, Mustafa Korkmaz, Gültekin Emre, Uğur Hüküm, Belkıs Önal Pişmişler, Celil Denktaş, Rasim Baybars, Emre Ertem, Ömer Yaprakkıran, Yıldırım Denizli, Ali Yıldırım ve Yüksel Pazarkaya, ürün ve yanıtlarıyla katkıda bulundular.
Federal Almanya’da genel dağıtıma verilen, Paris ve Viyana’da ise kısmen dağıtılan “Kültür” ile osmancutsay@gmail.com adresi üzerinden doğrudan bağlantı kurulabiliyor.
KAYNAK: http://www.haber.dk/?p=6152
























