Ermenilerden Özür Kampanyasına Sert Tepki

Ermenilerden özür dileme kampanyası başlatan aydınlara seslenen Özgündüz, "Aras Nehri′nin ötesindeki 3 milyon Ermeninin sempatisini kazanayım diye buradaki milyonlarca komşunla kötü olma, onun yarasını kaş

Ermenilerden özür dileme kampanyası başlatan aydınlara seslenen Özgündüz, "Aras Nehri′nin ötesindeki 3 milyon Ermeninin sempatisini kazanayım diye buradaki milyonlarca komşunla kötü olma, onun yarasını kaşıma derim diye konuştu. Ermenilerden özür dileme kampanyası başlatan aydınlara seslenen Özgündüz, "Aras Nehri′nin ötesindeki 3 milyon Ermeninin sempatisini kazanayım diye buradaki milyonlarca komşunla kötü olma, onun yarasını kaşıma derim. Beni diri diri yakanlara özür kampanyası başlatırsan o komşuluk hakkından dolayı yaramı kaşımış olursun." şeklinde konuştu Özgündüz şunları söyledi: “Devletimiz, hükümetimiz Ermenistan’la bir müzakere süreci başlatmıştır. Doğrumu yapılmıştır yanlış mı yapılmıştır ben bilemem. Müzakerenin seyriyle ilgilidir. Müzakerede ben bir zarar görmüyorum. Diyalog olmalı, müzakere olmalı, konuşacaksın ki bir yere varasın, haklı haksız demek için de bir araya gelmek konuşmak lazım. Buna bir itirazımız yok. Ama Ermeni’ye taviz vererek bir yere varacağımızı asla düşünmüyoruz. Böyle bir, müzakere sürecinde kalkıp Ermeni müzakere heyetinin elini güçlendirecek şekilde özür kampanyası başlatılmasını anlayamıyorum. Anlatmaya çalışıyorlar ama ben yine de anlayamıyorum. Diyorlar ki “bizim bu özrümüz insanidir, empati yapıyoruz, dolayısıyla Ermeni’nin sempatisini kazanacağız”. Böyle bir derdiniz varsa, onların mağdur ettiği, onlardan yaralı olan, -eğer Türk iseniz- hiç kendi soydaşlarınızın hissiyatını düşündünüz mü? Onlarla da bir empati yapmayı düşündünüz mü? Sekiz milyon Azerbaycan’daki Azerilerin, üç milyon da bu ülkede seninle komşu olma şansızlığını, ama bu ülkenin vatandaşı, sahibi olma şansını yakalamış vatandaşının, komşunun sempatisini kazanmayı neden düşünmedin, neden onunla empati yapmadın? Neden benimle empati yapma ihtiyacı hissetmiyorsun? Ben yaralıyım, ben rencide olmuşum, ben mağdur olmuşum. Bu camianın içerisinde Ermeni mezaliminden mağdur olmayan var mı içinizde? Kimimizin amcası, kimimizin babası mağdur olmuştur. Esasen ailelerimiz parçalandı o günlerde, “kaç ha kaç” dedik o günlere. Kim nereye kaçaçağını da bilmiyordu. Yani biz de onların zulmü altında tehcirlerine uğradık. Osmanlı sizi ihanetinizden dolayı ve emperyalistlere oyuncak oldunuz diye güven altında oradan oraya göçürdü. Peki bizim suçumuz neydi? Yol üzerinde bulunan köylerimizin, kadınlı, erkekli, çocuklu büyüklü samanlıklara, camilere, kuyulara doldurarak yaktınız. Ermenilere ve onların yandaşlarına sesleniyorum, bir topluma rıza gösteriyorsanız suçuna ortak olursunuz. Akıllı olun! İnsani iseniz kendi oğluna merhameti olmayanın, kardeşine, babasına, amcasına milletine merhameti olmayanın, sevgisi olmayanın başkasına gösterdiği ne sevgidir, söyler misiniz? Ne sevgisi? Sen kendi ülkeni milletini sevemiyorsan onunla sevişemiyorsan, Ermeni’yle sevişmenin bizim bilemeyeceğimiz çok özel sebepleri olmalı, çok gizli sebepleri olmalı. Yoksa açık sebeplerle izah edemezsiniz siz bunu. Ermenistan’ın tamamı üç milyondur. Sadece Türkiye’de var olup ve Ermeni mağduru olan Türkü ile, Kürdü ile, doğulusu ve güneydoğulusu ile diğer vatandaşlarımızı çık, yalnızca Azeri olarak, Ermeni’nin mağduru olup, Ermeni’nin katliamına uğrayan, soykırımına uğrayan Azeri türkü vardır. Sadece kendi ülkende seninle komşu olan Azeri nüfusu, Ermenistan’ın nüfusu kadardır. Bunlarla duygudaşlık yapmayı neden düşünmezsiniz? Komşularını, üç milyon bizi ve yetmiş milyon diğer komşularını bu ülkedeki vatandaşlarını özellikle doğu- güneydoğuda ermeni mezalimine muhatap olan, diri diri yakılan vatandaşlarını yaraladılar, ermeni sempatisi kazanmak için. Sizi de yaksaydılar o zaman görürdüm yine böyle vicdanlı olur muydunuz? Sözüm ona vicdanlı, insancıl nedense kendi dindaşınıza, soydaşınıza, vatandaşınıza karşı pek göremediğimiz o insani duygularınız. Özür dilermiş! Neyin özrü sen kavga ettiğin herkesle haklı da olsa haksız da olsa özür diliyor musun? İletişim araçlarını kullanarak “Ben tek başıma diyorum bunu, kime ne? Artık bunun sayısı on bini aşmıştır.” Diyorsan, bu ülkede on bin ermeni, on binde ermeni tohumu olmadığını iddia eden yok ki. Muhakkak ki vardır, on bin de vardır yirmi bin de! Yeni bir şey diyorum ben; ister misiniz üç milyonu dökeyim meydanlara? Tükürük altında boğulursunuz. Biz yaralıyız bizim dedelerimiz - yetmişinci dedemiz değil - birinci dedemiz samanlıklarda camilerde ateş verilerek yakıldı, ermeni dostlarınızın eliyle. Bizimle de bir empati yapın ya bu insanlara dokunmaz mı bu? Neyin özrüdür bu? Kime yaranmak istiyorsunuz? Ya zamanlama? Yarım asırlık ömrünüzde şu vicdanınız neden bu müzakere sürecinde Ermeni’nin masada elini güçlendirme dönemine rast geldi? Bunu da bana bir izah eder misiniz? Vicdanınız birden bire bu gün mü kaynadı, insanlığınız bugün mü başladı, tesadüf müdür bu? Elli senedir niye bunu düşünmediniz de bugün müzakere masasında, Ermeni’nin elini güçlendirmek için eline bahane veriyorsunuz, “işte suçlu taraf sizsiniz ki özür diliyorsunuz” dedirtiyorsunuz? Tesadüf müdür bu? Neden ihtiyaç duymazsınız, şu anda Bakü’nün banliyölerinde bir milyonu aşkın Karabağ’dan kaçkın var, sefil hayatı yaşıyor, Kalkıp da onlarla da bir empati yapmayı düşünseniz, insani vicdani duygularınız varsa madem? Neden hep Ermeniyle empati kurma heveslisisiniz, bu heves neden? Kendi soydaşına, dindaşına, vatandaşına karşı neden bu hissi taşımıyorsun? “Devlet beni ilgilendirmez, yok işte siyasi!” Devletsiz millet olur mu? Gözümüzün önünde Filistin’i görmüyor musunuz, kör müsünüz? İşte devletsiz olunca öyle oluyor. Ekmeği suyu ilacı bile çok görüyorlar onlara İsrailli dostlarınız. Ve başlarına bomba yağdırıyorlar. Orda insanlığınız neden tutmuyor? “