ÖLÜMSÜZLÜK İKSİRİ / Birgul KAPAKLIKAYA

Hiç kimsenin ömrünün ne kadar olduğu belli olmadığına göre, sağlıklı bir bedene sahip olan herkes büyük umutlarla, en az yetmiş, seksen yaşına kadar mutlu bir şekilde yaşamak arzusundadır.

Hiç kimsenin ömrünün ne kadar olduğu belli olmadığına göre, sağlıklı bir bedene sahip olan herkes büyük umutlarla, en az yetmiş, seksen yaşına kadar mutlu bir şekilde yaşamak arzusundadır. Kimileri genç yaşta büyük umutlarla hayattan ayrılırken, kimileri uzun yıllar boş işlerle ömrünü geçirmektedir. Önemli olan her geçen günü en güzel biçimde değerlendirmek; ömrün son anına kadar en güzel şekilde yaşamaya çalışarak, güzel işler yapmaktır. Güzel işler yapmak… Aslında hiç de zor değildir güzel işlerle uğraşmak. İyi bir eş olmak, iyi bir anne, baba veya hayırlı evlat olmak, birlik ve beraberlik ruhuyla yaşayıp, etrafındaki insanlara maddi manevi, bir şekilde destek olmak. Dayanışma… Arkalarından güzel eserler bırakmış veya güzel işleriyle tarihe isimlerini yazdırmış insanların sayısı hiç de az değildir. O insanlar bir nevi ölümsüzleşmiştir aslında. Dikkatlice incelersek, bu insanlar genelde yılmadan çalışmış, kendilerini insanlığa adamışlardır. Büyük insan Edison 4 Eylül 1882’de bir işaretle bir sürü binayı ışıklandırmıştır. O andan beri milyarlarca insan bu ölümsüz insanın buluşuyla aydınlanmaktadır. Durmadan çalıştığı için Edison’un gözleri yanarken dayanılmaz sancılar çekmiş o bunları kimseye söylememiş, sadece hatıra defterine kaydetmiştir. O ölümsüzleşmiş insanlardan sadece bir tanesidir. Belki herkes Edison olamaz ama daha nice Edison’lar yetiştirmede veya onları yaşatmada katkıda bulunabilir. Kimileri de yaptıkları kötülüklerle unutulmayanlar listesine girmiştir. Onlar da genelde çok zalim hükümdarlardır ve de büyük toplumlara zulüm etmişlerdir. Bu tür insanlar da toplumlarının yüz karası olmuşlardır. “Öldükten sonra unutulmak istemiyorsanız ya okumaya değer şeyler yazın ya da yazılmaya değer şeyler yapın. “ demiştir, Franklin. Okumaya değer şeyler yazmak da, yazılmaya değer şeyler yapmak da çok kolay olmasa bile mümkün şeylerdir diye düşünüyorum. Dürüst ve adil olmak, yeniliklere açık, merhametli, başkalarına saygılı, çalışkan ve de azimli olmak ilk şartlar arasındadır. Çalışmak, çok çalışmak gerekir. Ölümsüzleşmiş insanların hayatına iyice bakıp onlardan ders almak gerekir. Topluma faydalı olabilmek için ders almak da, ders vermek de gereklidir kanımca. Yalnız, dersle cezayı, cezayla işkenceyi birbirine karıştırmamak gerekir. Sözler vardır güldürür, sözler vardır düşündürür, sözler vardır bir söyleyişte öldürür. Hani sıkça duyduğumuz bir cümle vardır “Bana bunları söyleyeceğine öldürseydin’’ Burada karşımıza yine manevi bir güç çıkıyor. Sonuç olarak manevi anlamda ölümsüzlüğün iksiri güzel ve unutulmayacak işler yapmaktır diyebiliriz. Bunun için de sadece başarı yetmez. Başarı amaca gidebilmek için kullanılan bir araçtır. Önemli olan başardıktan sonrasıdır. Diğer bir deyişle, vermektir. Zira bir insanın değeri kazandıklarıyla değil, verdikleriyle ölçülür. Burada sorulması gereken soru; kişi ne kadar insana neler verebilmiştir. Kimden neler kazanmış değil. Bir insan etrafına ne kadar faydalı ise değeri o kadar artmıştır demektir. Kıskançlık veya egoizmde değil de iyilik ve paylaşmada yarışan, güzel toplumlar olabilmemiz dileklerimle. 29/03/2009