CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ermenistan sınırırın açılmasının Azerbaycan'daki Ermeni işgalinin haklılığının dolaylı olarak kabulü anlamına geleceğini söyledi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ermenistan sınırırın açılmasının Azerbaycan'daki Ermeni işgalinin haklılığının dolaylı olarak kabulü anlamına geleceğini söyledi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, parti meclis toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada; Ermenistan sınırının açılması tartışmalarına değindi. Baykal, Ermenistan'ın, 1915 yılında meydana gelen olayları sıcak bir tartışma olarak hala sürdürdüğünü, Türkiye'nin soykırım yaptığını iddia ettiğini belirtti. Ağrı Dağı'nın da Ermenistan'ın simgesi olarak kabul edildiğini dile getiren Baykal, "Türkiye'nin bu konularda özel bir telaş içine girmesine gerek yok. Yeni kurulan devletlerin böyle gerginlikler yaşaması normaldir. Bunu aşmak mümkündür." dedi. Türkiye'nin ise büyük bir devlet olduğunu dile getiren Baykal, soykırım konusunda açık ve net bir tavrın sergilendiğini kaydetti. Türkiye'nin arşivlerin açık ve işbirliğine hazır olunduğu yönündeki açıklamalarına değinen Baykal, "Bu da Türkiye'nin bir korkusu olmamalıdır. Bu konuyu da yaşamsal tehdit olarak görmüyorum." diye konuştu. "Türkiye ile Ermenistan yetkilileri bir araya gelmiştir. Bunda da bir yanlışlık yoktur." diyen Baykal, bundan sonra da işbirliğinin sürdürülmesinin mümkün olduğunu kaydetti. Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarını işgal etmesinin Türkiye ile ilişkilerini derinden etkilediğini ifade eden Baykal, "Bu, bize göre, tek taraflı yapılan bir değerlendirme değildir. Uluslararası hukuka aykırı bir işgal olduğu, BM kararlarıyla da ortaya çıkmıştır." dedi. Bu kararlara kulak asmayan Ermeni güçlerinin, başka yerleri de aldığını hatırlatan Baykal, "Ortada bir Ermeni işgali vardır. Tam mutabakat içinde bu hüküm verilmiştir. Türkiye sınırını kapatma kararı aldı. Demirel hükümetlerinden bu yana, 16 yıldır, bu karar bütün hükümetler tarafından kararlılıkla sürdürülmüştür." şeklinde konuştu. Türkiye'nin aldığı sınırları kapatma kararının Ermenistan'ı ciddi bir şekilde etkilediğini söyleyen Baykal, "Bu karar ticareti ciddi bir şekilde etkilemiştir." dedi. Bu politikaların esnemeye başladığını ileri süren Baykal, şöyle devam etti: "Birkaç gün önce Dışişleri Bakanlığı'nın web sitesinde Türkiye ile Erivan arasındaki kırmızı çizgilerin birden kaldırılması bu konudaki bir esnemenin artık resmen ortaya çıkmaya başladığını göstermektedir. Bunlar yaşanırken ne Babacan'ın ne de başka bir yetkilinin kamuoyunu aydınlatacak bir açıklama yapmaması kaygıları kuvvetlendirmiştir. Ortak bir tarih komisyonu kurulması vaadine yönelik sınırın açılabileceği ifade edilmektedir. Bu sakıncalı bir anlayışa girilmesi anlamına gelir. Bütün dünya Ermenistan'ı işgalci olarak gördüğü sırada sınırlar kapatılmıştır. Sınırın açılması bu tepkiden vazgeçildiği anlamına gelir. Sınırın açılması konusu ancak Ermenistan'ın Azerbaycan'ı işgali ile ilgili düşünebilir. Sınırı bir defa açarsanız, tekrar beklentim gerçekleşmedi diye kapatamazsınız." Baykal, sınırın açılmasının Azerbaycan'daki Ermeni işgalinin haklılığını dolaylı olarak kabulü anlamına geleceğini ifade etti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün bu konuda yaptığı açıklamayı hatırlatan Baykal, ''Türkiye'ye yönelik bir bekleyişin yaratılmasına, Türkiye'nin bu konuda somut adım atacağı anlayışının yaygınlaşmasına uzun bir süreden beri göz yumarak, olumlu sonuç elde etme şansı sıkıntıya giriyor." dedi. Yapılması gerekenin, yanlış umut vermemek olduğunu kaydeden Baykal, "Böyle bir bekleyiş ortaya çıktıktan sonra şu ya da bu gerekçeyle bir engel çıkarmaya kalkmanız halinde inandırıcılığınız, güvenilirliğiniz ciddi şekilde zarar görür ve direnme gücünüz zayıflar." ifadesini kullandı. "Dürüst ve açık bir şekilde bizim Ermenistan ile ilişkilerimizin düzelmesinin temel dayanağının Azerbaycan'daki Ermenistan işgalinin sona erdirilmesi olduğu öyle anlaşılıyor ki ifade edilmemiştir." diyen Baykal, "Tarih komisyonu ayrı bir konu. Ermenistan ile bizim aramızdaki mesele. Biz Ermenistan'ın Azarbaycan ile arasındaki sorunun çözülmesini istiyoruz. Bizim işgali meşrulaştırmak anlamına gelecek bir duruma sürüklenemeyeceğimizi herkesin bilmesi lazım." diye konuştu. Türkiye'nin Azerbaycan'ın arkadan hançerlenmesine göz yumamayacağını dile getiren Baykal, "Türkiye'de hiç kimse hangi baskıya maruz kalırsa kalsın Azerbaycan'a Türkiye'nin ihanet etmesini sağlayamaz. Hiçbir hükümetin buna gücü yetmez. Hükümetlerin yanlış umutlar, bekleyişler yaratmaması, bu konuda gerçekçi, dürüst, açık politika izlemesi zorunluluğu vardır." dedi. Baykal şöyle devam etti: "Kimse kendini biz Azerbaycan'a bilgi verdik diye aldatmasın. Burada söz konusu olan Türkiye'nin Kafkas politikasında Azerbaycan'a bilgi vermek değildir. Türkiye'nin Kafkasya politikasını Azerbaycan'la danışarak şekillendirmektir. Ara sıra emrivakileri telefonla bildirerek, bu konuyu çözdüğünü kimse düşünmemeli. Neyin nasıl yapılacağı konusunda ortak anlayışın şekillenmesine ihtiyaç var."
























