GEZİ - YORUM  ‘Öyle ise varım’ KÜLTÜREL ve TURİSTİK GEZİ YAZILARI

Ayvalık ve Şeytan Sofrası -Ayvalık, Balıkesir'in Ege Denizi kıyısında şirin bir ilçedir. Balıkesir İzmir yolu üzerinde olduğu için gayet hareketli ve canlı bir şehirdir. Ülkemizin önemli zeytin ve zeytinyağı üreticisi olan Ayvalık, aynı zamanda ünlü Sarımsaklı Plajı, Cunda Adası ve Şeytan Sofrası adı verilen seyir tepesi ile de yurdumuzun en önemli turizm bölgelerindendir

Ayvalık ve Şeytan Sofrası

-Ayvalık, Balıkesir'in Ege Denizi kıyısında şirin bir ilçedir. Balıkesir İzmir yolu üzerinde olduğu için gayet hareketli ve canlı bir şehirdir. Ülkemizin önemli zeytin ve zeytinyağı üreticisi olan Ayvalık, aynı zamanda ünlü Sarımsaklı Plajı, Cunda Adası ve Şeytan Sofrası adı verilen seyir tepesi ile de yurdumuzun en önemli turizm bölgelerindendir Son yıllarda, şehirdeki eski taş Rum evlerine olan ilgi sebebiyle artan kültür turizmi de şehre artı bir canlılık kazandırmıştır.

Yine son yıllarda, ilçenin, çıplak gözle de görülecek kadar yakınında olan Yunanistan'ın Midilli adasından, alışveriş için günübirlik gelen Yunanlılar ilçe ve ülke ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Bütün bu sebeplerle Ayvalık ve çevresi bence ülkemizin en yaşanabilir ve özel bölgelerinden biridir. Birinci Dünya Savaşı sonrası Yunanlılar tarafından 29 Mayıs 1919'da işgal edilmiş ve 15 Eylül 1922 yılında kurtarılmıştır. Antik çağda adı “Kydonie” olan şehir 19 Mayıs 1928 yılında ilçe olmuştur, nüfusu yaklaşık 70 000'dir. Şeytan Sofrası: Sönmüş bir volkandan kalan lavların oluşturduğu düz bir tepe olan ve bu yüzden sofraya benzetilen tepede oluşmuş bir “iz”in, Şeytan'ın ayak izi olduğuna inanıldığı için buraya “Şeytan Sofrası” adı verilmiştir. Ayvalık'ın en çok ziyaret edilen yerlerindendir. Buradan tüm Ayvalık ve çevresi ile Midilli Adası rahatça görünür. Nefis manzaralar sunan tepede, günbatımında farklı güzellikler yaşanır. Tepede ÖZEL SEKTÖR tarafından işletilen bir lokanta mevcut. (Dikkat, fiyatlar da çok özel!) “Şeytan”ın ayak izi olduğuna inanılan bir iz, demir kafes içine alınmış ve gelenler --sanırım dileklerinin gerçekleşmesi için- oraya para atıyorlar. (ŞEYTANDAN, DİLEKLERİNİN KABULU İÇİN UMAR BEKLEMEK !..) Ayrıca, bir dilek ağacı ve 'Şeytan'ın ayak izi' ve 'Şeytan Sofrası'nın rivayetlerinin yazılı olduğu bir heykel var. Rivayetlerden birini paylaşıyorum.

Şeytan Sofrası Hikâyesi: Rivayete göre Osmanlı nın ilk dönemlerinde buralarda yaşayan Rum ve Anadolulular ciddi bir kıtlık geçirmiş. Papazlar, hocalar ve diğer din adamları kıtlığın bu tepede yaşayan ve ismi, aynı zamanda şeytanın lakaplarından, PANALOPE olan bir adam yüzünden olduğunu düşünmüşler ve onu cezalandırmaya karar vermişler. Bunu haber alan Panalope, bu düzlükte, kuş sütü dahil her şeyin bulunduğu devasa bir sofra hazırlar. Onu cezalandırmak için gelenler bu sofrayı görünce Panalope'yi unutup sofraya hücum ederler. Panalope, bundan yararlanıp oradan kaçarak hayatını kurtarır. O günden sonra burası Şeytan Sofrası olarak anılır olmuş.   
Diğer rivayeti ve “dilek ağacını” sizin gezinizde keşfetmenizi diliyor, sizi bu güzel manzara ve biraz sonraki akşam güneşinin muhteşem görüntüleri ile başbaşa bırakıyorum.

Hoşça kalın.