Merhum Hamit Turan Hocamız: “Yaşamı boyu Uyaktı, Ehlibeyt davasına dayaktı.

Sevgili Peygamberimiz Hz. Resulullah (sav) buyurmuş: “Alimler yeryüzünün kandilleridir. “Alimin ölümü alemin ölümü gibidir.” Tam bundan bir yıl önce kaybettiğimiz çok değerli alimimiz merhum Şeyh Hamit Turan hocamızla ilgili duygularımı sizlerle paylaşmak istedim.

~~Sevgili Peygamberimiz Hz. Resulullah (sav) ne güzel buyurmuş: “Alimler yeryüzünün kandilleridir. “Alimin ölümü alemin ölümü gibidir.”

Tam bundan bir yıl önce kaybettiğimiz çok değerli alimimiz merhum Şeyh Hamit Turan hocamızla ilgili duygularımı sizlerle paylaşmak istedim.

Amacım benim yaşamımda ve kişiliğimde manevi olarak büyük katkıları olan değerli bir şahsiyeti vefatının birinci yıldönümünde anmak ve onun kişiliğini sizlere aktarmaktır.

Ben memleketim Iğdır’dan 1989 yılında İstanbul’a gelmiştim. Ehlibeyt inancı ve davasına olan sevgi ve muhabbetim nedeniyle de İstanbul’da bu güzel mektebin alimleriyle tanışmayı arzuluyordum. O yıllarda daha yeni yeni oluşan ‘Zeynebiye Camii’nin hizmetlerini daha memleketteyken duymuştum.

Bu caminin banisi ve ilk kurucuları o gün Zeynebiye Cemaati, şuan ise Caferilerin lideri Hacı Şeyh Selahattin Özgündüz ve onun can yareni merhum Şeyh Hamit Turan Hocamızdı.

Kısa bir zaman sonra Halkalı’da bulunan bugün yüzbinlerin katılımıyla ‘Kerbela Şehitleri’nin anıldığı Zeynebiye Camiine gitmiştim. Değerli hocalarımız H. Ş. Selahattin Özgündüz ve merhum H.Ş. Hamit Turan hocamız ve arkadaşları cemaatleriyle yakından tanışma fırsatı buldum. Kendilerinin bilgi ve sohbetlerinden çok istifade ettim. İslami ve özelde Ehlibeyt mektebi ile ilgili kişiliğimin oluşmasında çok emekleri var. Değerli lider Özgündüz hocamıza çok teşekkür ediyorum. Merhum Hocama da rahmetler diliyorum.

Lider Selahattin Özgündüz ve Hamit Turan hocamız bir müddet sonra gazetecilik yaptığım için bana bir gazete çıkarma teklifinde bulundular, kendilerinin de manevi olarak destek olacaklarını belirttiler. Ben biraz tedirgin oldum, hem ekonomik hem de teknolojik olarak İstanbul’da bir gazete çıkarmak çok zordu o şartlarda. En az ekonomik olarak bir maliyet gerekiyordu.

İlerleyen zamanlarda Hocalarımın önerisiyle, Ehlibeyt davasını inancını anlatan ‘Alemdar’ isimli haftalık bir gazetenin çıkarılmasına karar verdik. Kerbela’da İmam Hüseyin (as)’ın bayraktarlığını yapan Hz. Abbas’ın elindeki Alemi (bayrağı)’nden yola çıkarak, o günün mesajını günümüz insanlarına aktarma adına gazetenin ismini ‘Alemdar’ olarak uygun görmüşlerdi hocalarımız.

Benim müdürlüğümde değerli gazeteci arkadaşımız Nureddin Şirin’in teknik desteğiyle, Kasım Alcan kardeşimin dağıtım ve içerik düzenlemesi, cemaatin işadamları ve abonelerinin desteğiyle 7 yıl bu gazeteyi yayınladık. 7 bin tirajlı gazeteyi Türkiye ve yurtdışında bulunan ‘Ehlibeyt dostlarına ulaştırıyorduk. Bizler ise, tüm zorluklara rağmen Ehlibeyt davasını anlatma adına mücadele verdik. O gün gerici Vehhabi yobazlarının tüm tehdit ve baskılarına rağmen, korkmadan işimizi severek yapıyorduk.

Tabi tüm bu çalışmalarda benim asıl en büyük manevi destekçim benim her anlamda yanımda olan merhum Hocam Hamit Turan Hocaydı. Selahattin Hocam lider ve çok yoğun oluşu hasebiyle zaman zaman bizlere destek oluyordu. Ancak Hamit Hocam gece gündüz hep yanımızdaydı. Yorgun ve bitkin olduğumuz zamanlarda kendine has hoşgörülü anlayışı, sevgi ve saygı çerçevesindeki esprileriyle bizlere moral kaynağı oluyordu. Zaman zaman bizlerle birlikte gazeteyi yetiştirmek için sabahlıyordu.

Bu değerli hocalarımız bir taraftan cemaatin inançsal, sosyal ve kültürel değerlerine çok büyük katkılarda bulunuyorlardı. Her iki hocama yarenlik eden diğer değerli alimler cami dernek başkanları ve cemaat ise büyük bir sevgi ile ‘İstanbul’dan dünyaya verilen ‘Ehlibeyt mesajına katkı sunuyorlardı.

Değerli alimlerimizin manevi ve sadakatli çalışmaları yalnız Caferi Müslümanlarında değil aslen İmam Cafer’e muhabbeti olan Anadolumuzun değerli Alevi vatandaşlarında da büyük karşılık buluyordu. Zeynebiye cemaati önce Türkiye, daha sonra, dünyada tanınmaya başladı.

Bugün Anadolu ve yurtdışından gelerek İmam Hüseyin ve Kerbela Şehitleri’ni anma adına, Zeynebiye bölgesinde alanları dolduran yüzbinlerin manevi birlikteliğinde Başta Selahattin Özgündüz ve merhum Hamit Turan Hocamızın çok ama çok büyük katkıları vardır.

Ben Zeynebiye’de manevi olarak, Ehlibeyt eğitim ve öğretisi alan birisi olarak, Avrupa ve Belçika’nın Başkenti Brüksel’ de zaman zaman çıkardığımız yayınlarda ‘Ehlibeyt Davasını’ anlatmaktayım.  Biz ne kadar bu davaya hizmet etsek azdır.

Ben şahsen her iki alim başta olmak üzere Ehlibeyt davasına katkıda bulunan şu an hayatta olan veya vefat eden tüm alimlerimizi minnet, şükran ve rahmetle anıyorum. İyi ki varlar…

‘Merhum Hamit Hocam 'Yaşamında her zaman uyaktı, Ehlibeyt davasına dayaktı’.

Ruhu şad mekanı cennet olsun. Değerli lider, Selahattin Hoca’ma çok değerli bir yarenini kaybettiği için tekrar başsağlığı arz ediyorum. Turan ailesini de Ehlibeyt davasına böylesi değerli bir alim yetiştirdikleri için önce kutluyor, daha sonra da kendilerine başsağlığı diliyorum.

Yeryüzünde güzel ahlakı, hoşgörülü yapısı, ilmi ve bilmi ile İslam’ı en güzel anlatan ve Ehlibeyt’e içten samimi olarak bağlı alim ve insan sayısı çok azdır. Merhum Hamit Hocam’da bu güzel ve değerli insanlardan birisiydi. Vefatı ve erken yaşta aramızdan ayrılışı bir vuslat olsa da, inandığı davayı emin ve sadakatli ellere teslim ettiği için de ruhun şad’dır.

Tüm Zeynebiyelilerin ve benim üzerimde emeği olan merhum Hocam hakkını helal et. Bizler yaşadığı müddet içerisinde sana olan sevgi, saygı ve muhabbetimiz eksik olmayacaktır.

Ömrünü adadığın ‘Ehlibeyt şefaatçin’ olsun İnşallah.

Ruhun şad mekanın cennet olsun,